Gırtlak kanseri hastasına bağırsaklarından yemek borusu ve ses tüpü yapıldı
Başlıklar
- 0.1 Prof. Dr. Serdar Nasır ve ekibi, gırtlak kanseri nedeniyle 2 senedir midesinden tüple beslenen, konuşamayan 33 yaşındaki Yusuf Yakşi’ye dünyada oldukça seyrek uygulanan operasyonla bağırsaklarından yiyecek borusu ve ses tüpü yaptı.
- 1 “Kendi sesiyle konuşabiliyor, katı gıdalarla besleniyor”
- 2 “Ses mekanizmasını oluşturabilmek için ince ve kalın bağırsağın transferini yaptık”
- 3 “Türkiye’de bu yönteme öncülük edebildiğimiz için gurur duyuyorum”
- 4 “Daha da iyi olacağım”
Prof. Dr. Serdar Nasır ve ekibi, gırtlak kanseri nedeniyle 2 senedir midesinden tüple beslenen, konuşamayan 33 yaşındaki Yusuf Yakşi’ye dünyada oldukça seyrek uygulanan operasyonla bağırsaklarından yiyecek borusu ve ses tüpü yaptı.
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, El Cerrahisi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nasır öncülüğündeki ekip, aşağı yukarı 11 saat devam eden cerrahi operasyonla Yakşi’ye kalın ve ince bağırsaklardan yiyecek borusu ve ses tüpü yaptı. Yakşi, böylece katı gıdalarla beslenebilmeye ve aygıt desteğine gerek kalmadan konuşabilmeye başladı.
Nasır, AA muhabirine, gırtlağı ve yiyecek borusu olmayan Yakşi’nin 2 sene süresince ciddi zorluklarla yüz yüze kaldığına dikkati çekti.
Genç hastanın 3 ay ilkin kendilerine başvurduğunu özetleyen Nasır, “Hastamıza hem yiyecek borusu hem de Türkiye’de ilk kez, dünyada ise 2’nci ülke olarak ses tüpü ameliyatını gerçekleştirdik. Ameliyatta hastanın kalın bağırsağını ve kalın bağırsağına birleşmiş olan ince bağırsağının bir kısmını aldık. Kalın bağırsağından yiyecek borusu onarımı yaptık, ince bağırsağını da daha ilkin hastanın boynunda oluşturulan ‘trakeostomi’ deliğinin arkasına yerleştirdik.” dedi.
“Kendi sesiyle konuşabiliyor, katı gıdalarla besleniyor”
Yakşi’nin ameliyat sonrası devri atlattıktan sonrasında fizik tedavi uzmanlarından ses ve yutma terapisi aldığını belirten Nasır, “Eskiden ses çıkarmak için elektrikli bir aygıt kullanmak zorunda olan Yusuf Bey, hem şu anda bir cihaza gereksinim duymadan, kendi sesiyle konuşabiliyor hem de 2 sene sonrasında ağzından katı ve sıvı gıdalarla beslenebiliyor. Hastamızın tedavi süreci tamamlandı ve taburcu edilecek.” ifadesini kullandı.
Nasır, operasyonu başarıyla gerçekleştirmekten saadet ve gurur duyduklarını vurgulayarak, ses çıkarabilmek için fısıldayarak ya da bir alet sayesinde konuşmak zorunda kalan gırtlak kanseri hastaları için bu ameliyatın önemine işaret etti.

“Ses mekanizmasını oluşturabilmek için ince ve kalın bağırsağın transferini yaptık”
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalından Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Sert de ciğerlere doldurulan havanın soluk verme sırasında ciğerlerden ağız yoluyla tahliye edildiğini, konuşmanın bu şekilde gerçekleştiğini fakat gırtlağı, ses telleri alınan kanser hastalarında bu mekanizmanın çalışmadığını anlattı.
Bu nedenle boyun bölgesinde “trakeostomi” deliğinin açıldığını, hastaların böylece soluk alıp verebildiğini, elektrikle çalışan aygıt sayesinde konuşabildiğini aktaran Sert, ameliyata dair şu detayları paylaştı:
“Hastamızda ses mekanizmasını tekrardan oluşturabilmek için temmuz ayında ince ve kalın bağırsağın transferini gerçekleştirdiğimiz bir ameliyat yaptık. Transfer ettiğimiz ince bağırsak dokusu, 10 santimetrelik bir tüp ve ucundaki bir kapakçık aracılığı ile kalın bağırsaklara bağlanıyor. Kalın bağırsaklar yiyecek borusunun devamlılığını sağlarken, ince bağırsak da soluk borusuna yaptığımız bir irtibat aracılığı ile havayı soluk borusundan ağız içine doğru tahliye ediyor. Dolayısıyla hastamız soluk borusundaki delikten soluk aldıktan sonrasında deliği kapatarak havayı o tüp aracılığı ile ağız içine yönlendiriyor. Böylelikle kendi sesiyle konuşabilme fırsatını yakalıyor.”

“Türkiye’de bu yönteme öncülük edebildiğimiz için gurur duyuyorum”
Yurt haricinde rekonstrüktif mikrocerrahi alanında ileri çalışmalar yürüttüğü esnada bu tekniği öğrendiğini, hastanın da ameliyata oldukça makul bulunduğunu anlatım eden Sert, “Ciddi komplikasyon riski bulunan, 10-11 saat süren, oldukça büyük bir ameliyat bulunmasına rağmak bu süreci problemsiz biçimde atlattığımız, Türkiye’de bu yönteme öncülük edebildiğimiz için gurur duyuyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin rekonstrüktif mikrocerrahi alanında oldukça güçlü bir kadroya ve olanaklara haiz bulunduğunun önemini vurgulayan Sert, Yakşi’nin bir müddet daha hastane kontrollerinin, soluk ve yutma terapilerinin devam edeceğini söyledi.
“Daha da iyi olacağım”
Yeniden yiyecek yiyebilmenin ve konuşabilmenin mutluluğunu yaşayan Yusuf Yakşi ise duygularını şu laflarla dile getirdi:
“Bana 2018’de gırtlak kanseri teşhisi konuldu, ameliyat olmak zorunda kaldım. Yaklaşık 2 sene süresince yiyecek yiyemedim ve konuşamadım. Sonrasında hocalarımıza başvurdum, ameliyatımı gerçekleştirdiler. Şu anda hem yiyecek yiyebiliyorum hem konuşabiliyorum, oldukça mutluyum. Hocalarıma, alın teri döken her insana teşekkür ederim. Ses, konuşma, yutma terapilerim sürüyor, daha da iyi olacağım. İlk katı gıdayı yediğim anı unutamıyorum, anlatılmaz bir duygu. Öncesinde hayatım oldukça renksizdi, tekrardan yiyebilmeye, konuşabilmeye başlayınca yaşamıma da renk geldi.”
Kaynak :(AA)
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.