17 yıllık serveti depremde buhar oldu! 10 milyon liralık ziynet eşyası buhar oldu

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremin vurmuş olduğu Gaziantep’te Batıkent Mahallesi’nde bulunan 11 kattan oluşan Emre Apartmanı da yıkıldı. Enkaz altında 49 şahıs yaşamını kaybederken, 17 şahıs de yaralandı. Apartmanın yıkılmasına dair başlatılan tahkîkat kapsamında 2 şahıs tutuklanırken, bu kişiler ile alakalı 22 sene 6’şar ay hapis cezası istemiyle iddianame hazırlandı.

Binanın altındaki hususi bankanın şubesinde bulunan para ve ziynet eşyaları bulunup, taşındı. Ancak bankada 17 senedir hususi kasası bulunan 3 çocuk anası Pınar Karayılan, 10 milyon TL tutarındaki ziynet eşyasını tuttuğu kasaya ulaşamadı. Depremin üstünden aylar geçmesine karşın 34 numaralı kasadaki ziynet eşyalarını seri numaraları ve fotoğrafları ile beraber belgeleyerek bankaya başvuru etmesine karşın rastgele bir netice alamayan Pınar Karayılan, avukatı aracılğıyla savcılığa ihbarında bulunarak, dava açtı.

‘BUHAR OLUP UÇTU SANKİ’

Eşi iş insanı olan Pınar Karayılan, kasasında 9 set, altın kemer, eşinin 50 bin dolar tutarındaki altın saati, 60 tam altın, 12 bileklik ve pırlanta setinin olduğunu ve maddi değerinin 10 milyon TL civarında olduğunu anlatım etti. Mahkeme yolu ile hakkını arayacağını belirten Karayılan, “‘Benim yıkılan Emre Apartmanı’nın altındaki bankada 17 yıldan bu yana kiralık kasam vardı. Bu kasada düğündeki takılarım ve sonra aldığımız ziynet eşyalarımı muhafaza ediyordum. Çocuklarıma biriktirdiğim annem ve adam kardeşimden de emanet aldığım altınları da burada muhafaza ediyordum. 6 Şubat depreminde burası esasen yıkıldı. Yıkıldıktan sonra buraya geldik. 2’nci gün bankanın enkazına ulaşılmıştı. Burada inanılmaz bir emniyet önlemi de vardı. Buraya kimseyi yaklaştırmadılar. En son banka müdürlerinden birisine ulaştık ve bizlere hiç bir kaybımızın olamayacağını söyledi. 3 ay süresince biz kasadaki ziynet eşyalarımızın hangi şubede olduğunu bile bilemedik. 3 ay sonra bankadan aradılar ve birtakım kasalarda hasar olduğunu söylediler. Bu müddette bizlerden kasamızda neler olduğuna dair ayrıntılı bilgiler istediler. Hangi ziynet hangi kutuda, kaç gramdı şeklinde ayrıntılı bilgiler istediler. Ben kasada sakladığım ziynet eşyalarının seri numaraları ve sertifikaları ile fotoğraflarını ilettim. Bunların kıymeti 10 milyon TL civarında. Fakat bizlere kasamızın olduğunu fakat içerisinde ziynet eşyasına ulaşılamadığı söylendi. Buharlaşıp uçacak hali yok, bunlar nerede merak ediyorum. Bir parçası bile çıkmadı, buharlaşıp uçtu sanki. O kasayı güvenliğini sağlamak bankanın sorumluluğundaydı. Biz savcılığa ihbarında bulunup avukatımız vasıtasıyla dava açtık” diye konuştu.

‘BU KONUDA YARGITAY’IN KARARLARI NET’

Pınar Karayılan’ın avukatı Mehmet Özcan ise mevzuyla alakalı savcılık ve BDDK’ya şikayette bulunduklarını belirterek, aşağı yukarı kıymeti 10 milyon TL olan altınların iadesi için dava açtıklarını söyledi. Mehmet Özcan, Yargıtay’ın bu konularda oldukça aleni emsal kararlarının olduğunu anlatım ederek, 1999 yılındaki depremlerde bunun örneklerinin olduğunu dile getirdi. Özcan, şu şekilde konuştu:

“Müvekkilim, bankanın kendilerini minimum 3-4 defa aradığını ve altınlarının kasada bulunmadığını gene altınlarını iade etmeyeceklerini kendilerine bildirmişler. Konuyla alakalı ilk önce Cumhuriyet savcılığına şikayetimiz oldu. Yine Bankalar Birliği’ne ve BDDK’ ya şikayette bulunduk. Aynı zamanda aşağı yukarı kıymeti 10 milyon TL olan altınların iadesi için dava açtık. Yargıtay bu konularda oldukça aleni ve net. Bir şahıs gerçekleştirilen hasarda kasanın ücretlerini kusursuz olarak ödüyorsa ve kasanın sahibi iddia etmiş olduğu altınları içerisinde bulundurmaya muktedirse, kesinlikle bunun ödetilmesini sağlamaktadır. 1999 depreminde de bunun örneklerini gördük. Yargıtay gene o zelzele zamanında da bu şartları elde eden hak sahiplerinin kaybolan altınlarını ödetmiştir. Pınar Hanımın eşi de sanayici olup, aşağı yukarı olarak 20 yıldan bu yana birikimlerinin tamamı o kasadadır. Davanın avukatı olarak bankaya iki defa ihtarname gönderdim, e-posta gönderdim. Hiçbir şekilde dönüş sağlanmadı. Biz bütün davalarımızı açtık. Bankada aşağı yukarı 149 mudi var. 149 kasa içerisinden 34 numaralı kasa dışında hepsi sahiplerine teslim edildi. Sadece müvekkilimin 34 numaralı kasası verilmedi. Banka müvekkilimize ibraname imzalatmak istemiştir. Bu şu anlama geliyor; biz sizin altınlarınızı iade etmiyoruz. Haksız ve hukuksuz şekilde ibranameyi imzalayacaksınız diye. O ibranameyi müvekkilim imzalamadı. Adalete olan inancımız gereği o tazminatı alacağımıza da eminiz.”

Milliyet

Bir yanıt yazın