EVLENMEYİ MESLEK HALİNE GETİRENLER DİKKAT!

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir boşanma davasına mevzu olan somut vakada “Kadının evlenmeyi hasılat sağlamak suretiyle yapmış olduğu anlaşıldığından boşanma davasının kabulüne karar verilmelidir” dedi.
İçtihat Bülteni’nden edinilen bilgiye göre, davacı adam tarafından, Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca oluşturulan boşanma davası sonunda ilk aşama mahkemesince, davalının evlendikten 5 gün sonra hiç bir niçin yokken düğün aksesuarları ile gittiğini, aramak için “davalının memleketine gittiklerinde muhtar dahi, davalının ailesinin davalıyı bu yolla birçok kez evlendirdiklerini, bu yolla dolandırıcılık yaptıklarını beyan etmiş, davalının üvey babası bu hususu doğrular özellikte tanıklık etmiştir. Ceza dosyası dikkate alınarak davalının evlenme niyetiyle hareket etmediği” gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmasına karar verildi.
Bu karara karşı davalı hanım tarafınca hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuş oldu ve dosya istinaf incelemesine gönderildi.
Bölge Adliye Mahkemesi, boşanma davasının reddine karar verdi
Bölge Adliye Mahkemesi’nce meydana getirilen araştırma sonunda “müşterek evi terk etmenin TMK’nın 166/1. maddesine dayalı olarak oluşturulan davalarda tek başına boşanma sebebi olan kusurlu bir davranış durumunda kabul edilemeyeceği, kaldı ki; kadının adam ile ilgili ceza davası açılmasını gerektirecek bir dizi iddialar gerekçesiyle evi terk ettiği, ayrıca mahkemece dinlenen davacı şahit beyanlarından da davalının evlilik donanması içinde kusurlu bir davranışının ispatlanamadığı, gerçekleşen bu duruma göre taraflar içinde ortak yaşamı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikle bir geçimsizliği kabule elverişli ciddi niçin ve delillerin belirleme edilemediği” gerekçesi ile hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verdi.
Bu karara karşı davacı adam temyiz başvurusunda bulunmuş oldu ve dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne gönderildi.
Yargıtay 2.Hukuk Dairesi, kadının evlenmeyi hasılat sağlamak suretiyle yapmasının boşanma davasının kabulünü gerektirdiğine dikkat çekti.
Temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bozma ilâmında şu ifadelere yer verdi. “Bölge Adliye Mahkemesi’nce her ne kadar ‘Bu ceza dosyası içinde şahit olarak dinlenilen ve eldeki boşanma dosyasında beyanının hükme esas alındığı anlaşılan İsmail D.’nın beyanlarının, davalının evlilikten önceki yaşantısına dair olduğu’ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de davalı hanım evlilik öncesinde gerçekleştirdiği vakalar sebebiyle evlilik esnasında da yaygın söylentiye niçin olmakla evliliğin onurunu gözetmeyerek birlik görevlerini dikkatsizlik etmiştir. Kaldı ki, menfaat amacıyla evlilik yapma iradesinin halen devam ettiği, önceki olayların da bu evliliğinde karine teşkil edeceği, birlik görevlerini yerine getirmemek suretiyle evi terk edip gittiği, adamın usulüne makul şekilde dayandığı ceza dosyası ve bütün dosya içinde ne olduğu beraber değerlendirildiğinde kadının evlenmeyi hasılat sağlamak suretiyle yapmış olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken ilk aşama mahkemesinin davanın kabulü kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

Bir yanıt yazın