Geriye sadece moloz yığınları kalır
İnsanoğlu ne umutlar, ne hayaller ile bezediği yaşamının tam orta yerinden fay hattı geçmesi kararında zelzele oluşması ne acıdır. Bir çocuk düşünün anneden yeni doğmuş, tertemiz, pür-i pak, melektir onlar…
Bir insan düşünün, fikirlerde uyuşuyorsunuz, mevzu aynı, problem aynı, sual aynı, doğrularınız aynı doğru, zuhur eden olaylardan aynı acıyı çekiyorsunuz, hatta aynı çözümde birleşiyorsunuz fakat icraata gelindiğinde sizden oldukça uç bir noktada görüyorsunuz onu. Tabi o da sizi… Ama gel göreyim ki kabullenme şekli oldukça ayrım gösteriyor. Kısır çekişmeler içerisinde ya da ucuz şövalyelik zamanlarından kalma alışkanlık da kabul edebilirsiniz buna. Ona göre sen, sana göre o Nuh diyor peygamber demiyorsunuzdur.
Aslında inatçılığı bırakıp aynı çözümde birleştikleri gibi icraatta birleşmeyi de bir deneseler ortalık güllük gülistanlık olacak da… İnsanlar, beyazı niçin mutlaka grileştirir ya da maşa varken elini niçin ateşe sokar bir türlü anlamam doğrusu.
Ya her şeyi helak eylediğiniz ve durağan(durgun) fikirlerle, çevrenizdeki sevdiklerinizi kırma pahasına hararetli bir halde savunduğunuz, bazı durumlarda kiralanmış beyninizle, bazı durumlarda düşünmeden peşinden gittiğiniz kişilerin karşıt görüşlü insanlarla el ele kol kola yürüdüklerinden, can ciğer kuzu sarması olduklarından haberiniz var mı?
Adamların en uç fikirli olanları ile öteki en uç fikirlileri aynı amaçta birleşiyorlar, bizlere de onların bedavadan avukatlığını yapmak düşüyor, ya buna ne demeli? Bunu iyi mi ve neresinden okumalı acaba?
Bilmez misin ey gafil dün ile bugün arasında kavga çıkarsa yarın kaybeder. Bu hali öğrenmen için tarih daha ne kadar tekerrür edecek dersin? Bir de şu zamanı utandırsan olmaz mı? Her dönemde, bir halde kullanılıyorsun işte…
Bunu anlaman bu kadar zor mu be ey Ademoğlu! En o kadar da seni dinin suretiyle vuruyorlar, bunu biliyorsun değil mi? Din asla kimsenin tekelinde değil bunu ne vakit öğreneceksin?
Hani şu şekilde bir laf vardır: “Derisini değiştirmeyen yılanlar ölmeye mahkûmdur.” İşte bu fikirlerini değiştirmeyen insanoğlu için de geçerlidir. Şayet peşinden umarsızca koştuğun kişiler, gaye ve ülkülerini ellerinin tersiyle itiyor, hatta milliyetçiliği ayaklarının dibine alıyor/aldırıyorlarsa sen daha neyin kafasını yaşıyorsun ki? Çevrendekileri daha oldukça beyhude kırmayasın bence… Yoksa çevresinde yalnızca molozlar göreceksin
Bu yüzden ben derim ki “Seni üzen kral da olsa sileceksin arkadaş! Sileceksin ki alayına öğrenek olsun. Bilecekler ki kralını silen soytarısıyla uğraşmaz!”
Aydınlık günler dileğiyle…
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.