Gezi Davası’nda müebbet hapis verilen Osman Kavala kimdir ve neyle suçlanıyor? İşte merak edilen soruların yanıtı

Gezi Parkı eylemlerini finanse ve organize etmekle suçlanan sanıkların yargılandığı davada dün 1638 gündür hapiste olan iş insanı Osman Kavala‘ya ağırlaştırılmış müebbet; Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er sene hapis cezası verildi. Yedi sanığın da tutuklanmasına hükmedildi.

ABD VE ALMANYA’DAN “DERHAL TAHLİYE EDİN” ÇAĞRISI

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ SONRASI GÖZALTINA ALINDI

Gezi Parkı odaklı vakalara dair davada beraatine ve tahliyesine karar verilen Anadolu Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı.

11 GÜN TUTUKLU KALIP BERAAT ETTİ

9 Mart 2020 tarihinde ise TCK’nın 328. maddesinden (“devletin güvenliği ya da iç ya da dış siyasi faydaları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli saklı kalması ihtiyaç duyulan bilgileri, siyasi ya da askerî casusluk maksadıyla temin etmek”) tutuklanan Kavala, 20 Mart 2020 tarihinde TCK’nın 309. maddesinden beraat etti.

TAHLİYEDEN BİR GÜN SONRA YENİDEN TUTUKLANDI

Tahliyesinin derhal sonra TCK’nın 309. maddesinden gözaltına alındı; ertesi gün, 19 Şubat 2020 tarihinde aynı maddeden tutuklandı. 9 Mart 2020 tarihinde ise TCK’nın 328. maddesinden (“devletin güvenliği ya da iç ya da dış siyasi faydaları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli saklı kalması ihtiyaç duyulan bilgileri, siyasi ya da askerî casusluk maksadıyla temin etmek”) tutuklandı. 20 Mart 2020 tarihinde TCK’nın 309. maddesinden beraat etti. 1 Kasım 2017 tarihinden itibaren kesintisiz olarak Silivri Cezaevinde tutuklu bulunan Osman Kavala, 20 Mart’taki beraat kararının sonra aynı dosyadan bir kez daha tutuklu yargılandı.

MÜEBBET HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

İş insanı Osman Kavala, 17 kişinin yargılandığı Gezi Parkı davasının dün meydana gelen duruşmasında “Anayasal düzeni cebir ve sertlik yoluyla ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kavala’nın yargılama sürecindeki davranışları ve eylemi işleme biçimleri dikkate alınarak takdiri tenzilat uygulanmadı. Heyet, Osman Kavala’nın bu suçtan tutuklanmasına karar verdi.

KAVALA’YA “CASUSLUK” SUÇUNDAN BERAAT VERİLDİ

Kavala’nın “Siyasal ve askeri casusluk” suçundan ise net ve kafi kanıt bulunmadığından beraatine karar verildi. Kavala ile ilgili TCK’nin 312. maddesi uyarınca hükmen tutuklamaya karar verildiğinden “casusluk” suçundan tahliyesine karar verildi. Sanık Kavala için “Mala zarar verme”, “Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması ya da el değiştirilmesi”, “İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme”, 6136 sayılı yasaya muhalefet”, “Nitelikli yaralama”, “2863 sayılı yasaya muhalefet” suçlarından dava açılmışsa da TCK 312. maddesi içinde kaldığından ilaveten yargı kurulmasına yer olmadığına karar verildi.

SAVCILIK SANIKLARI NEYLE SUÇLADI?

İddianame ve mütalaada Kavala’nın üyesi olduğu Açık Toplum Vakfı’nın ABD’li milyarder George Soros bağlantılı Açık Toplum Enstitüsü’ne yakın olduğu yazıyor. Enstitünün birtakım ülkelerde başkaldırı başlatmış olduğu savunuluyor. Savcılığın suçlaması da bu iddianın üstünde yükseliyor ve Kavala’nın 80 ilde milyonlarca kişinin katılmış olduğu eylemleri finanse etmiş olduğu iddia ediliyor.

Bu suçlamalar sebebiyle savcı Edip Şahiner, esas hakkındaki mütalaada Osman Kavala ve Mücella Yapıcı’nın ‘hükümeti ortadan kaldırmaya girişim etme’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi’nin de ‘hükümeti ortadan kaldırmaya girişim etme suçuna yardım ettikleri’ iddiasıyla 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istek etti.

MÜTALAADAN DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR

Savcının mütalaasında, “Gezi Olayları olarak malum ve 2011 senesinde ‘Ayaklan İstanbul/Diren İstanbul’ sloganı üstünden temelleri atılan kalkışma hareketinin 11.11.2011 tarihinde Memet Ali Alabora, Ayşe Pınar Alabora ve Handan Meltem Arıkan tarafınca Gezi Parkında çekilmiş video ile eyleme konulduğu belirleme edilmiştir” ifadesine yer veriliyor.

72 sayfalık mütalaaya göre, eylemciler Arap Baharı’nın yöresel olmadığını ve küresel bulunduğunu belirterek, eninde sonunda ülkemizde de bu ayaklanmaların olmasını istek ettiklerini duyurdu. Türkiye geneline yayılan vakalar 27 Mayıs 2013 tarihinde “Taksim Yayalaştırma Projesi” kapsamında yol açma çalışması yapılırken “Gezi Parkında ağaçlar kesiliyor” bahanesiyle başlatıldı. Mütalaada, Gezi Parkı olaylarının aslolan amacının, Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş hükümetini yıkmak ya da işlevsiz duruma getirmek olduğu vurgulanıyor.

30 Mayıs 2013’te kalkışmanın mühim organizatörlerinden Memet Ali Alabora’nın Twitter hesabından, “Mesele yalnızca Gezi Parkı değil arkadaş, sen hala anlamadın mı?” şeklinde yapmış olduğu paylaşıma dikkat çekiliyor.

GEZİ DAVASININ GEÇMİŞİ

Gezi Parkı eylemlerine dair aralarında iş adamı Osman Kavala, gazeteci Can Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı ve oyuncu Mehmet Ali Alabora’nın da bulunmuş olduğu 16 sanığın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan yargılandığı dava, 18 Şubat 2020’de karara bağlandı. Osman Kavala’nın da aralarında olduğu 9 sanığın beraatine, firari sanıkların dosyalarının ise ayrılmasına karar verildi. Savcılık mahalli mahkemenin kararını istinafa taşıdı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi de 22 Ocak 2021’de Osman Kavalı’nın da aralarında bulunmuş olduğu 9 sanığın beraat kararını bozdu.

CAN DÜNDAR’IN DOSYASI DA ANA DAVAYLA BİRLEŞTİRİLDİ

Bunun üstüne 30. Ağır Ceza Mahkemesi 28 Nisan 2021’deki duruşmada, yakalamalı sanıklar Can Dündar, Mehmet Ali Alabora, Ayşe Pınar Alabora, Gökçe Tüylüoğlu, Handan Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu ve İnanç Ekmekçi’nin dosyanın da ana davayla birleştirilmesine karar verdi. Öte yandan, Osman Kavala ve ile ilgili soruşturma sonucu bulunan eski CIA danışmanı Henri Barkey’in FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişimine dair “Anayasa’yı ihlal” ve “Devletin gizli saklı kalması ihtiyaç duyulan bilgileri, siyasi ya da askerî casusluk maksadıyla temin etme” suçlarından İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları dava da Gezi Parkı ana davasıyla birleştirildi.

ÇARŞI DAVASI İLE BİRLEŞTİRİLİP SONRASINDA AYRILDI

Gezi Parkı vakalarına dair Beşiktaş’ın yandaş grubu Çarşı üyelerinin de aralarında bulunmuş olduğu 35 sanığa, İstanbul 13. Ağır Mahkemesi’nce “darbeye teşebbüs” ve “izinsiz gösteri” suçlamasından verilen beraat sonucu da Yargıtay tarafınca bozuldu. Bozma sonucunda davanın İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki aralarında Osman Kavala’nın da bulunmuş olduğu Gezi Parkı ana davasıyla hukuki ve fiili irtibatı bulunmuş olduğu gerekçesiyle birleştirilmesi yoluna gidilmesine hükmedildi. Birleştirilerek 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde süren davanın 21 Şubat 2022 tarihindeki celsesinde ise 35 sanıklı Çarşı davası dosyasının ayrılmasına karar verildi. Osman Kavala, 1 Kasım 2017 tarihinden bu yana tutuklu bulunuyor.

OSMAN KAVALA KİMDİR?

Türk iş insanı Mehmet Osman Kavala 2 Ekim 1957, Paris’te doğdu. 1990’ların başından beri çoğu sivil cemiyet kuruluşuna yardımcı olan Kavala, 2002’den beri kar amacı gütmeyen bir kültür kurumu olarak faaliyetlerini sürdüren Anadolu Kültür’ün kurucusu ve idare heyeti başkanıdır. Uluslararası Af Örgütü’nün bağışçılarından biridir. Türkiye’de risk altında olan kültürel mirasın korunmasına yönelik çabaları sebebiyle 2019 senesinde Avrupa Arkeoloji Mirası Ödülü’ne layık görülen Kavala, gene 2019 yılında, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nin demokratik cemiyet çalışmalarına katkıda bulunan ve anlatım özgürlüğüne yönelik baskı altında olan kişilere verdiği ‘Ayşenur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü’ne layık görüldü.

Osman Kavala, lise eğitimini 1975’te İstanbul’da Robert Lisesi’nde tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde işletme, Manchester Üniversitesi’nde ekonomi üstüne lisans eğitimi aldı. New York’taki The New School for Social Research’te hekime eğitimine başladı fakat 1982’de babası Mehmet Kavala’nın ani ölümü sonra İstanbul’a döndü ve ailesinin işlerini devraldı.

Bir yanıt yazın