İşçileri yakarak öldürmekle suçlanan sanık yangından sonra üç kez karakola gitmiş

İzmir Güzelbahçe’de üç Suriyeli işçinin yakılarak katledilmesine dair dava devam ediyor. Tanık beyanlarının dinlendirilmiş olduğu duruşmada işçileri yakarak öldürmekle suçlanan sanığın yangının sonrasında üç kez değişik sebeplerle karakola geldiği öğrenildi. Bir sonraki duruşma 8 Kasım’a ertelendi.
İzmir’in Güzelbahçe ilçesinde 16 Kasım 2021 tarihinde Suriyeli inşaat işçileri Mamoun al-Nabhan, Ahmed Al-Ali ve Muhammed el-Bish’in yakılarak öldürülmüştü. Konuya dair oluşturulan davanın üçüncü duruşması İzmir Adliyesi 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duvar’dan Cihan Başakçıoğlu‘nun haberine göre; duruşmaya öldürülen Suriyeli işçilerin yakınları ve avukatları katılırken, sanık Kemal Korukmaz ve avukatları da salonda hazır bulundu. Öte taraftan Mülteci Platformu bileşenleri, DİSK Gıda İş Genel Başkanı Seyit Aslan ve Ege Bölge Temsilcisi Ufuktan Öden ile EMEP İl Başkanı Emine Uyar da duruşmayı izledi.
Bir önceki celsede dinlenmeyen tanıkların ifadeleri ile başlayan duruşmada anlatım veren İrfan adlı şahit “Biz yolda tanıştık. İş bulmasını söyledim. 2-3 hafta sonra iş için aradı. Mandalina, portakal topladık onları sattık. Olaya dair bilgim yok” dedi. Sanığın evinde kalmış olduğu ilk gece polisin kendisini gözaltına aldığını anlatım eden tanık, polislerin evde aşağı yukarı otuz dakika kaldığını ve odalara baktığını söyledi.
Tanıklardan Adem Göl ise yangın gününden sonra sanıkla görüşmediğini yeniden ifadeye çağırıldığında ise patronların kendisini ifadeye götürdüğünü dile getirdi. Elektrikleri sanık Korukmaz’ın kestiği yönündeki sorulara ise tanık, “Yangın anında yatıyordum. Kemal’in gelip gittiğini görmedim. Bir devre aynı iş yerinde çalıştık. Yerini biliyordu. Bir de Kemal ‘Elektrikler gitti. Geldi mi?’ diye sorunca tereddüt ettim” yanıtını verdi. Tanık Serkan Göl ise, elektriği kimin kesip kesmediğini bilmediğini dile getirdi.
Avukatların sanık Korukmaz’ın bu vakası yapmış olduğu iddiasını ilk kimden duyduğu yönündeki sorusuna ise tanık, “Patronlar söyledi” dedi.
Tanık Suriyeli işçi Muhammed, “Vefat edenlerle beraber çalışıyorduk. 4 senedir tanıyordum. Ben işten eve gidiyordum, onlar şantiyede kalıyordu. Olaya dair bilgim yok. Sabah işe geldiğimde gençlerin yandığını öğrendim. İşe ulaşmadan ilkin patron beni aramış söylemek için fakat açmamıştım. İşe gidince öğrendim. Sanığı şeklen tanıyorum. Onun malzemelerini taşırdık. Malzemeye almaya gelir giderdi orada görürdüm” ifadelerini kullandı.
Avukatların “Suriyelilere yönelik fena bir davranışını gördün mü?” sorusuna ise tanık, “Kendisiyle konuşmazdık. Gelir taşını alır giderdi. Olaydan yedi gün ilkin gençlerin yanısıra kaldım. Sabah saat 06.00 gibi geldi. Ne işi bulunduğunu sordum. Su içeceğini söyledi. Mutfağa gidebilirsin dedim. Sonra ben dönerek yattım. Mutfakla bizim yattığımız zeminin girişi ayrı” diye yanıt verdi.
Korukmaz’ın geceleri hep gelip gittiğini ve gece orada kaldığını düşündüğü için bu durumu patrona söylemediğini anlatım eden tanık, yangını Korukmaz’ın çıkartmış olabileceğini ise iki hafta sonra patronundan duyduğunu dile getirdi. Tanık, “Patron bu şekilde bir şüphesi bulunduğunu söyledi” ifadelerini kullandı.
“Delilerin kifayetsiz olduğu söylendi”
Duruşmada anlatım veren şahit polis memuru, “O tarihte Güzelbahçe’de vazife yapıyordum. Evdeydim, aradılar vaka yerine gittim. Ben gittiğimde ambulansa konuluyordu. Olaydan birkaç gün sonra iş yerinden biri patrona şüphesini söylemiş, patronda bizlere söyledi. Sanığı aramaya başladık. İş yeri kameraları zarar görmüştü. Oradan bir şey çıkmadı. Çevredeki kameralardan sanığın elinde bir şeylerle iş yerine gittiğini gördük. Delilerin kifayetsiz olduğu söylendi. 20-25 gün sonra bir vakaya karışmış karakola geldi” dedi.
Başka bir polis memuru ise “Gaspla alakalı bir suç duyurusu geldi. Şahsın Kemal adında biri bulunduğunu öğrendik. İhbar yapan kişi Kavacık’a gittiklerini söyledi. Kavacık’ta kahvede yakaladık” dedi.
Avukatların “Gasp vakasına kadar Kemal ile alakalı bir çabalama yapılmış oldu mı” sorusuna ise polis memuru, “Kamera çalışması yapıldı. Amirlerimiz söyledi. Bunun haricinde bir şey yapılmış oldu mu bilmiyorum. Savcı talimatı lazım bu da beni aşıyor” diye yanıt verdi.
Avukatların Muhammed Mantur’un bir polise imaj verdiği ve bu görüntünün nerede olduğu yönündeki sorusuna ise polis memuru, “Görüntü geldiğini biliyorum fakat nerede bilgim yok” dedi.
Sanık, yangından sonra üç kez karakola gitmiş
Bir diğer şahit polis de “Gasp anonsu geçti. İhbar eden kişi Kemal adını verince daha önceki takip ettiğimiz dava mevzusu olaydaki Kemal olacağını düşündük. Sonra Kavacık’ta yakaladık” dedi.
Avukatların “Kamera kayıtlarını savcılığa verildiğini duydunuz mu?” sorusuna da polis memuru, “Evet. Savcılık delilleri kafi bulmadı. Biz gene de takibimizi yaptık” dedi.
“Karakolda çoğu kişiyle görüşüyordu”
Yangın vakasından sonra gasp vakasına kadar sanık Korukmaz’ın karakola gelip gelmediği sorusuna ise polis, “Geldi gördüm. Bir şahit anlatım vermişti. Ondan sonra Kemal geldi bir bıçağı varmış onu sormuş gitti. Karakolda çoğu kişiyle görüşüyordu” dedi.
Hakimin “Elinizde kanıt varmış niçin tutuklamadınız?” sorusuna da polis, “Tanık ifadesi daha sonra olabilir şimdi hatırlamıyorum. Yoksa niçin özgür bırakalım. Cinayet büronun ne yaptığını bilmiyorum. Biz gasptan yakaladık” yanıtını verdi.
Polisin bu ifadesinin sonrasında ise sanık Korukmaz, “Bıçak vakası daha önceydi. Yangından sonra üç kez karakola gittim, anlatım verdim. Hatta Muhammed Mantur’un beni tehdit ettiğini söyledim. Polisleri bakanlığa yakınma edeceğim. Onlardan davacıyım eşyalarım nerede?” diye reaksiyon gösterdi.
Dava ertelendi
Duruşmada avukatlar şahit beyanlarına ve dosyaya gelenlere dair beyanda bulunmak için süre istek ederken, gene sanığın yakalandığı sürece dair telefon kayıtları ve yer bildirimi yapılmasını da istedi. Sanık Korukmaz ise hakkındaki suçlamaları reddetti. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, avukatların süre talebini kabul ederek, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava 8 Kasım’a ertelendi.
Duruşma çıkışında izahat yapan Avukat Ayşegül Karpuz, “Bu celsede de verilen beyanlar ne yazık ki şunu bir kez daha gösterdi. Yaşam hakkı ihlaline uğrayan sığınmacılar olunca faal tahkîkat yükümlülüğünün iyi mi dikkatsizlik edildiğini gördük. Sanığın mevzubahis soruşturmayı yürüten Güzelbahçe Karakolu’na vakadan sonra defalarca girip çıktığını ve ile alakalı kamera kaydıyla belirleme haricinde hiç bir prosedür yapılmadığını gördük. Yurttaşın rastgele bir insan hakkı kullanımına dair davranışı hemen tahkîkat mevzusu olurken, ne yazık ki üç insanoğlunun katliam şüphesiyle öldürülmesi halinde ortada apaçık bir şüpheli ve somut deliller varken ne bir yöntem takip ne bir telefon dinlemesi ne de bir seyretme yapılmamış. Etkin tahkîkat yürütülmediğini ve sanığın kendi kendini ele verdiğini söyleyebiliriz. Biz yargılamayı takip edeceğiz. Tüm insan hakları ihlallerinin karşısındayız” dedi.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.