Nasıl dolandırıyorlar? Evde paketleme dolandırıcılığı 3. Bölüm
Evden para kazanmak(!) talep eder misiniz?
Evden para kazanın dolandırıcıları niçin derhal yakalanamıyor?
ÖZEL HABER: MUHAMMED AYBER
Evden para kazanın dolandırıcılık tekniği ile çoğu vatandaşımız mağduriyet yaşıyor. Ülkenin ekonomik koşulları sebebiyle çoğu insan ek gelir elde etmek için muhtelif araştırmalar yapıyor. Bu araştırmaları kararında ise birçoğunun karşısına ‘evde paketleme yaparak para kazanın’ başlıklı reklamlar çıkıyor. Peki evde paketleme yaparak para kazanılıyor mu? İnsanları iyi mi dolandırıyorlar? Av. Bahadır Paksoy ile ‘evden para kazanın dolandırıcılığı’ haberinin üçüncü bölümü…
AYLIK 3 MİLYON PARA KAZANIYORLAR
“Vatandaşın teknolojik alandaki malumat yetersizliği ve cezalardaki değil de infaz diyetlerindeki caydırıcılığın azlığı bir taraftan vatandaşın bu hususta malumat eksikliği var basit kanıyorlar. Öbür tarafta yakalandığında, somut cezada kendi aleyhine uygulanan yaptırımın azca olacağını bilmiş olduğu için bu işe giriyor. Çünkü benim görüştüğüm suçlular şüpheliler diyor ki; ‘Benim birkaç aylık dolandırıcılıktan elde ettiğim para iki üç milyon. Benim on yıllık çalışmam iki üç milyon etmiyor. Asgari ücretle çalışsam, asgari ücretin bir buçuk katıyla çalışsam, bu kadar para etmiyor. Ama yakalandığımda alacağım ceza ve yatacağım ceza o denli değil. Ben yaklaşık dört beş yıl yatarım. Bu parayı da yakalatmazsam çıktığımda orta halli bir insan olurum.’
İNSANLARIN EKONOMİK DARLIKTAN KURTULMA ÇABASI KULLANILIYOR
Özellikle insanların ekonomik darlıktan kurtulma çabası kullanılıyor. Evden para kazanma ihtiyacı her insanın var. ‘İş yapıyorum ek işe ihtiyacım var. Çalışmıyorum ev kadınıyım eşime yardım etmem lazım zira onun ne kadar zorlandığını görüyorum.’ Bunları kullanıyorlar. Bunun altında yatan temel sosyolojik nedeni oldukça iyi keşfetmişler.
“INSTAGRAM REKLAMLARI ÜZERİNDEN İNSANLARA ULAŞIYORLAR”
Instagram reklamları üstünden insanlara ulaşıyorlar. Şöyle reklamlar çıkıyor önünüze. ‘Evde para kazanmak talep eder misiniz? Evde sabun paketleyerek para kazanın. Evde süsleme yaparak para kazanın.’ Reklamın detayına girdiğinizde oldukça bir şey yok. Sizi bir telefon numarasına yönlendiriyorlar.
Sistem şöyle işliyor. ‘Size süs eşyaları yollayacağız, paketleme malzemeleri yollayacağız, sabun yollayacağız. Sizde evde bu tarz şeyleri paketleyip geri bizlere kargolayacaksınız. Sisteme biz sizi kaydedeceğiz bizim uzaktan çalışanımız olacaksınız’ diyorlar. Sonra giriş aidatı altında genelde beş yüz lirayla bin beş yüz lira içinde değişen ücretler istiyorlar. Ve diyorlar ki, ‘Biz size sabun göndereceğiz, paketleme malzemesi göndereceğiz. Biz bunun geri dönerek dönmeyeceğini bilmiyoruz. Dolayısıyla biz bunu bir kaparo gibi düşünün’ diyorlar. Bu, insanların derhal aklına yatıyor.
İNSANLARI DOLANDIRICI GİBİ İTHAM EDİYORLAR
Bir de kendileri dolandırıcı gibi itham edildikleri için ‘Aman yanlış anladınız Kusura bakmayın Tabii parayı gönderirim’ diyorlar. Vatandaşın derhal bu yumuşak yüzünü gördükleri vakit ‘Bir de ilaveten kargo tutarı var.’ Şu tutarı var, bu tutarı var gibi 5 bin, 15 bin liraya kadar vatandaşın durumuna göre paralar istiyorlar.

İnsanlar genelde 5 bin ve 15 bin aşamasında işin farkına varıyorlar. Sonra diyorlar ki ‘Ben bu işe girmek istemiyorum.’ Karşı tarafta ‘Hayır, siz bizlere bilgilerinizi attınız. Biz sizi sisteme kaydettik. Aramızda bir iş ilişkisi kuruldu.’ İnsanları korkutuyorlar. İnsanlarda o korkuyu sezdikleri vakit asla durmadan saldırmaya başlıyorlar. Hemen bir adet misal dava dilekçesi yollayıp tazminat istiyorlar.
Vatandaş hukuki görünen bu uzun metinleri anlayamıyor ve bir bocalama yaşıyor. Bocalama devri yaşadığında derhal devreye giriyorlar ve diyorlar ki, ‘Artık sizin cezanız 15 bin lira değil 80 bin lira, 90 bin lira uzlaşma istiyorsanız uzlaşmacıyla görüşebilirsiniz. İnternetten buldukları avukat bilgilerini kullanarak da insanları korkutuyorlar. Üstüne bir de avukat adıyla ‘icralık olacaksınız, hapis yatacaksınız’ tehdidiyle yüz yüze kaldıklarında insanoğlu teslim olmak suretiyle oluyorlar.

“ELLERİNDE E-DEVLET KAYITLARI VAR”
Ellerinde e-devlet kayıtları var. Tam bu aşamada vurucu şeyi yapıyorlar, ‘Biz avukata verdik avukat bizlere bütün detayları temin etti’ bakın bilgilerimiz temin ettik demiyorlar. ‘Avukat temin etti’ dediklerinde insanoğlu kamusal bir otoriteyle yüz yüze kaldıklarını düşünüyorlar. Diyorlar ki ‘Annenizin, babanız, çocuğunuzun T.C numarası şu, okulu şurası.’ Adresler var ise adresini vermeye başlıyorlar. Ondan sonrasında insanoğlu teslim oluyorlar. Bunun sıralamasının oldukça hoş yapıyorlar. İnsanların kafalarında ilkin kuşku oluşturuyorlar. Sonra tedirginliğe sürüklüyorlar. Panik yapacaklarını sezdikleri anda da detayları sıralayıp insanların ellerinde avuçlarında ne var ise alıyorlar.
“ALAYLI SOSYOLOGLAR”
Kimi insanoğlu da bu iş işten azca oldukça anlayan, kulaktan doğma bilgisi olan yurttaş derhal e- devletine girip bakıyor. E-devletinde bir kayıt yok. Sonra adı kullanılan avukata ulaşmaya çalışıyorlar. Oradan bir teyit almaya çalışıyorlar. Bu evde paketleme dolandırıcılığında da bilhassa amme otoritesinin enerjisini oldukça fazla hissettiriyorlar.
“YAKALANACAKLARINI BİLİYORLAR”
Nasıl birtakım mesleklerin alaylıları var ise bunlarda toplumu çözümleme eden alaylı sosyologlar diye tanımlıyorum. Tabii bunlar kalifiye dolandırıcılık. Devlet ayrım etmiş olduğu vakit doğrudan prosedür başlatıyor. Siz şikayetinizi geri çekseniz bile devlet şikâyetten vazgeçmez. Çünkü sosyal bir sorundur ve amme davasına döner. Genellikle mağdurların paraları kurtarılamıyor. Çünkü bu insanoğlu yakalanacaklarını biliyorlar. Çeşitli kripto varlıklarla dolandırdıkları parayı yurt dışına aktarılıyor.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.