“Onedio Özel” Uzmanlara Sorduk: Türkiye ve Ekonomi, İsrail-Filistin Savaşı’ndan Nasıl Etkilenir?

İsrail-Filistin toprakları tekrar karıştı. Yıllardır bitmeyen savaş Türkiye’yi iyi mi etkiler? Uzmanlarına sorduk. Öncelikle konjonktürü idrak etmek için internasyonal ilişkilerde uzman ve tecrübeli isim Sinan Ülgen’den malumat aldık. Ardından ekonomik olarak içerisinden geçtiğimiz zor süreçte iyi mi etkileneceğimizi mühim akademisyenler olan Prof. Dr. Burak Arzova ve Prof. Dr. Sinan Alçın’a sorduk.
“Coğrafya kader midir?” tartışıladursun, bize ufak yaşta öğretilen “jeopolitik” konumumuz hayattaki kelebek kanadından nasibimize ‘Türkiye olarak ne düşer?’ diye hesap etmek zorunda bırakıyor.

Çevremizde karışıklık, çatışma, savaş, gerginlik olmayan ülke neredeyse yok. Karadeniz kuzeyinde 1,5 yılı aşkın devam eden Rusya-Ukrayna savaşı, güneyimizde 10 uzun yıllardan beri devam eden Suriye iç savaşı, kardeş KKTC, bir türlü durulmayan Irak toprakları, gel-gitli İran coğrafyası, kibritten uzak duran sınır komşumuz ve onun komşusu kardeş ülke Ermenistan-Azerbaycan ilişkileri derken, gene bize yakın bir coğrafya olan ve titiz ilişkilerin yargı sürdüğü İsrail-Filistin savaşı başladı.
Dünyanın geldiği zaman, küreselleşme, iletişim, teknoloji gibi nedenler açısından insani gelişimin halen sağlanamadığı bir ortamda savaşlar bir taraftan insani boyutta sorgulanırken, Türkiye bundan iyi mi etkilenir? Uzmanlarına sorduk.

Sinan Ülgen’in ilk cümlesi “Türkiye açısından istenmeyen bir gelişme” oluyor. Türkiye’nin ilk ilkin insani boyutuyla bu duruma titiz bulunduğunu iletiyor Ülgen.

Türkiye’nin gerek Dışişleri Bakanlığının tutumunu gerek de hükümetin dengeli açıklamalarını doğru bulan Sinan Ülgen, seneler öncesinde olsa taraf konusu ile ilgili farklılık olabileceğini belirtirken, 2020 yılı sonlarından itibaren Türkiye’nin bölgede ülkelerle ilişkilerinde normalizasyon süreceğinde bulunduğunu ve oldukça mesafe kat edildiğini söylüyor.
Bölgede de konjonktürün değiştiğini söylerken, Karabağ Savaşı’nda görülen İsrail-Azerbaycan ve Türkiye ekseni de öne çıkıyor. Bir de Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle devam eden ekonomik ilişkilerinin tesiri görülüyor.
Hamas konusu ile ilgili Türkiye’nin duruşunu doğru olarak niteleyen Ülgen, savaşın insani boyutunun oldukça daha üzücü bir seviyeye taşınacağını öngörüyor.

İnsani açıdan ‘trajedi’ olarak öngörülen sürecin, Türkiye’ye orta ve uzun solukta en olumsuz senaristliğinin İran’ın da işin içerisine etken olarak girmesi olarak görülürken, Ülgen bölge istikrarı için İsrail-İran sıcak çatışmasının engellenmesi icap ettiğini belirtiyor. Türkiye’nin bu çatışma olmamasıyla ‘görece’ sınırı olan etkileneceği fakat bir göç dinamiğinin de oluşacağı öngörülüyor.
Prof. Dr. Burak Arzova, İsrail-Filistin Savaşı’nın ekonomik etkilerinde göçün yaratacağı enflasyona fakat bir taraftan da giriş olabilecek varlıklara dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı ve yetkilerin ‘itidal’ açıklamalarını müspet bulan Arzova, bölgede yaşananın insani boyutta üzücü bir vaziyet olmasını vurgularken, göç yaratacağını hatırlatanlardan oluyor. Ancak bu göçün yaratacağı enflasyonla öteki taraftan da bilhassa İsrail tarafınca Net Hata Noksan şeklinde bir girişe de niçin olacağını vurguluyor.
Savaşın altın ve petrol fiyatlamalarının Türkiye cari açığına olumsuz tesirleri göz ardı edilmezken, askeri operasyonların da gene dünya için maliyetine dikkat çekiyor.

Arzova, ekonomilerde yavaşlama sürecinde bu savaşın olmasını ise ‘görece’ müspet bulunduğunu 1-1,5 sene sonra ekonomilerdeki hızlanma sürecinde olmasının daha büyük yaralar açabileceğini vurguluyor. Başka ülkelerin işin içerisine girmediği sürece bu haliyle orta ve uzun solukta petrol fiyatlarında kalıcı tesir oluşmayacağını da belirtiyor.
Prof. Dr. Sinan Alçın, İsrail Filistin Savaşı’ndan maksimum etkilenen ülkenin Türkiye olacağını iletirken, İran, Suriye, İsrail, Hindistan, Almanya gibi çoğu ülkeyi işin içerisine katarak tabloyu çiziyor.

Savaşın, batı yani gelişmiş olarak nitelenen paracı ülkelerle, şark bloku ‘devlet kapitalizmi’ ülkeleri arasından bir çatışmaya dönüşmesinin ihtimaller içinde bulunduğunu belirten Alçın, hayattaki müdafaa sanayinin ekonomiyi dönüştürme gücüne değiniyor.
Vekalet savaşları yaşanmış olan günümüzde Almanya örneğiyle müdafaa harcamalarının artışının bütün dünyada sosyal harcamalar, artan vergilerle yine alt gelir gruplarının karşılayacağını öngörüyor.
G20’de görüşülen Hindistan-Frankfurt hattının bu savaşla askıya alındığını vurgulayan Prof. Dr. Alçın, müdafaa sistemlerinde Wagner gibi yapılardan örnekle Rusya-Ukrayna, İsrail-Filistin sonrası Afrika’da dikkatli olunması icap ettiğini öngörüyor.

Alçın, Rusya, Çin, Fransa, Türkiye gibi ülkelerin Afrika’da hamlelerinin mühim bulunduğunun altını çiziyor. Diğer taraftan da Rusya-Ukrayna Savaşı’nın dünya için son yıllardaki ‘bölüşüm’ iştahında mühim bir tecrübe bulunduğunu da belirtiyor.
Görsel Kaynak: X(Twitter) – Berna Gülpınar
2023’te yaşanması beklenen resesyonun 2024 senesinde olasılığının arttığına değinen Sinan Alçın, bölgenin Süveyş Kanalı gibi tedarik zinciri için mühim hatlarda bulunduğuna da dikkat çekiyor.

Türkiye’nin iç dinamiklerinde, IMF görüşmeleri ve OVP sonra enflasyonda beklenen yükselişle Borsa’nın ilk tepkisini, geçen hafta SİHA gündemindeki gibi verdiğini, güvenilir liman altında da bu ortamda algının sürdüğünü belirtiyor. Alçın, bu konjonktürde yabancı yatırımcının Türkiye’ye girişinde de ‘rasyonel’ bakıldığında problem olamayacağını belirtiyor.
Önce manevi, sonra maddi anlamda dünyayı olumsuz etkileyen savaş gündeminin ulaştığımız gelişmişlik çağlarında içerisinden çıkamamak utanç olurken, bir an ilkin bu durumun son bulmasını diliyoruz. Savaşın ilkin insanlığa sonra Türkiye’ye ve ekonomiye etkilerini izlemeye de devam ediyoruz.

Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.