Salimata Sylla’dan skandal başörtüsü kararı için açıklama

Fransa’da 2024 Paris Olimpiyat Oyunları’na ulusal sporcularının başörtüsüyle katılmasına getirilen yasağa başörtülü Fransız basketbolcu Salimata Sylla açıklamalarda bulundu.
Din ve devlet işlerinin 1905’ten bu yana ayrı yürütülmüş olduğu Fransa’da amme çalışanları, “tarafsızlık” gerekçesiyle “başörtüsü, büyük haç kolye” gibi dini simgeleri takamıyor. Aynı yasak, 2004’ten bu yana üniversite hariç kamuya ait okullardaki öğrenciler için de geçerli.
Son yıllarda bu yasağın sporculara da uygulanmaya başlanması tartışmalara niçin oluyor. Ülkede bir kesim, spor müsabakalarında sporcuların dini simge takmasının yasaklanmasını isterken öteki kesim ise bu yasağın bilhassa de Müslüman hanımları spordan yoksun bırakacağını savunuyor.
Ocaktan bu yana ülkesindeki resmi müsabakalardan başörtüsü sebebiyle menedilen “Sali” lakaplı 26 yaşındaki Fransız başörtülü basketbolcu Salimata Sylla da yasağa karşı sesini yükseltenlerden.
Fransız sporculara olimpiyat oyunlarında uygulanacak başörtüsü yasağını değerlendiren Sylla, “Enerjisine aşık oldum.” dediği basketbola 11 yaşlarında başladı.
Spor Bakanı’nın olimpiyatlarda Fransız sporcular için başörtüsünün yasaklanacağını duyurmasına “çok fazla şaşırmadığını” belirten Sylla, hanım sporcuların, spor başörtüsüyle her seviyedeki müsabakada oynayamadığını anlattı.
Sylla, “Başından beri oynamamızı istemiyorlardı.” diyerek, Spor Bakanı Oudea-Castera’nın açıklaması sebebiyle üzüldüğünü dile getirdi.
Olimpiyat oyunlarının dünyada maksimum beklenen spor etkinliği olduğuna dikkati çeken Sylla, “Belki de Fransa’da bir kez daha göremeyeceğimiz bir etkinlik.” ifadesini kullandı.

“Fransa, bu spor etkinliğinden hiç bir şekilde faydalanmamızı istemiyor”
Sylla, bir asır ilkin olimpiyat oyunlarının Fransa’da düzenlendiğini anımsatarak, “Fransa, bu spor etkinliğinden hiç bir şekilde faydalanmamızı istemiyor.” dedi.
Parisli Sylla, “Görünür Müslüman bir genç hanım olarak dışlandığımızı görmek oldukça üzücü. Bizi istemeyen bir ülkede doğduğumuzu görmek, üzücü olmasıyla birlikte aşağılayıcı da.” yorumunda bulundu.
Sylla, Fransa’da doğduğunun, ebeveynlerinin bu ülkede çalıştığının altını çizerek, “Olduğumuz şeyi istemiyorlar. Çok üzücü bulunduğunu düşünüyorum. Spor, herkesi kabul etmemiz ihtiyaç duyulan bir alan.” ifadelerini kullandı.
Basketbolcu Sylla, sporda dine ve ten rengine dayalı tartışmaların olmaması icap ettiğini söyledi.
Birleşmiş Milletlerin (BM) Fransız oyunculara uygulanacak başörtüsü yasağına dair açıklamasını değerlendiren Sylla, “BM’nin tepkisinden, sonunda birazcık yardımcı bulunduğunu görmekten oldukça mutluyum.” dedi.
Sylla, “görünür Müslüman kadınların” yıllardır sevdikleri sporu yapamadıklarını kaydetti.

“Spor yapmak için savaşmalıyız” yorumu
“BM’den bu tepkiyi, bu desteği almak, hala umudumuz olduğunu, vazgeçmememiz gerektiğini, soylu bir şey ve bir insan hakkı için savaşım ettiğimizi düşündürüyor.” diyen Sylla, kendi ülkelerinde spor yapmak için “savaşmaları” gerektiğine dikkati çekti.
Sylla, “Neden Müslüman hanımlara ve genel hatlarıyla İslam’a bu kadar yoğunlaşan tek ülkeyiz?” diye sordu.
Kamusal alanda spor başörtüsünü takma hakkının bulunduğunu dile getiren Sylla, ocak ayından bu yana başörtüsü sebebiyle resmi müsabakalardan menedildiğini anlattı.
Sylla, “Olduğumuz şahıs sebebiyle bizi bir kenara atmak istedikleri için spor yapmayı bırakmamız mevzubahis olamaz.” değerlendirmesini yaptı.

Sporda başörtüsü yasağı karmaşası
Danıştay, 29 Haziran’da hanım futbolcuların Fransa Futbol Federasyonunun maçlarında başörtüsü takma yasağını onaylarken hanım hentbolcular, Fransa Hentbol Federasyonunun maçlarına başörtüsüyle katılabiliyor.
Fransa Spor Bakanı Amelie Oudea-Castera, 24 Eylül’de ülkesinin delegasyonundaki hiç bir kadının 2024’te Paris’te düzenlenecek olimpiyat oyunları esnasında başörtüsü takamayacağını açıklaması, “sporda başörtüsüne müsaade edilmeli mi?” tartışmasını tekrar gündeme getirdi.
BM, bu yasağı doğru bulmuyor
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Marta Hurtado, 26 Eylül’de olimpiyatlarda Fransız sporcuların başörtüsü takmasının yasaklanmasını doğru bulmadığını belirtti.
Hurtado, “İnsan Hakları Ofisi, genel manada kimsenin bir hanıma ne giyip giymemesi icap ettiğini dayatmaması icap ettiğini belirtiyor.” ifade etti.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.