Satala Antik Kenti’nde yeni bir kale kalıntısına ulaşıldı
Kelkit’in Sadak köyü sınırlarında, Roma İmparatorluğu’nun şark sınırındaki 4 büyük lejyondan 15’inci Apollinaris Lejyonu’nun 600 sene yargı sürdüğü Satala Antik Kenti’nde 6 sene ilkin Kültür ve Turizm Bakanlığı, Müzeler Genel Müdürlüğü, Gümüşhane Valiliği ve Türk Tarih Kurumu’nun desteği sayesinde 25 dönüm alanda kazı çalışması başlatıldı.
Bartın Üniversitesi Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şahin Yıldırım başkanlığında 20 benlik ekiple bu sene Ağustos ayında başlayan kazıların bu yılki etabı tamamlandı.

Roma İmparatorluğu döneminde sınırı muhafaza etmek amacıyla askeri karargah olarak kullanılan antik kentte çabalama yapan ekip, lejyon (Eski Romalılarda piyade ve süvarilerden oluşan askeri birlik) kalesi ve mezarlarına yoğunlaştıkları kazı çalışmalarında birden fazla kılıç, mızrak kalıntısı ile çok kollu büyük demir şamdana ulaşırken, köyün Gölbaşı mevkisinde yeni bir kale kalıntısı daha keşfetti.

SİLAHLARA AİT KALINTILAR KEŞFEDİLDİ
“Burada Anadolu’daki Roma askerlerinin mezarları ve ölü gömme sayıları ile ilgili da gayet fazla bir şey öğrenilebilir” diyen Doç. Dr. Yıldırım şunları söyledi:
“Geçen sene 2022 yılı kazı çalışmalarında batı nekropolünün ufak bir bölümünde kazılar başlatılmıştı. Buradaki kazı çalışması esnasında muhtelif silahlarla, kılıçlarla ve gene Roma askerlerine ait dış ilişkiler uzmanı gibi bir tür emeklilik belgesi, terhis belgesi gibi bronz levha kalıntıları ile karşılaşmıştık ve bu sene de gene aynı bölgede Gölbaşı olarak adlandırılan bölgede çalışmalar devam etmekte. 2023 yılı kazılarında da hem Roma İmparatorluk dönemine tarihlendirilen mezarlar ile bu mezarlarda bulunan muhtelif silahlara ait kalıntılar ve bulgularla karşılaştık. Bu veriler bizim açımızdan çok önemli. Bu bulgular, Roma İmparatorluk Dönemi lejyonerlerinin kabir geleneklerini anlamamızı sağlamakta. Buradaki mühim buluntular içinde 2000 senelik demirden yapılma kandelabrum ismi verilen demirden bir kandil taşıyıcı da ortaya çıkarılmıştır. Üçayaklı bir şamdan şeklinde de anlatım edebileceğimiz bu buluntunun Roma Dönemi’nde olabildiğince yaygın bir kullanması vardır. Bilhassa konutlarda ve mühim kişilerin mezarlarında hediye olarak karşımıza çıkar. Genellikle bronzdan meydana getirilen örneklere daha sık rastlanırken Satala’daki misal gibi demirden yapılma olanları da bulunmaktadır” dedi.

Satala’da lejyon kalesinin haricinde yeni bir kale kalıntısı daha bulduklarını belirten Doç. Dr. Yıldırım, “Satala’da lejyon kalesinin haricinde yeni bir kale kalıntısı daha bulduk. Gölbaşı mevkiindeki aşağı yukarı 2 bin senelik bu ufak kalede Roma İmparatorluk dönemine tarihlendirilmekte. Roma İmparatorluk döneminde sınırların genişlemesiyle beraber asker ihtiyacı artmıştır. Asker ihtiyacı eyaletlerden sağlanmaya çalışılmıştır. İmparatorlukta askerlik görevini ifa edenler Roma vatandaşı olmak halinde idiler. Ancak, asker ihtiyacını sağlamak amacıyla Roma vatandaşlığı olmayanlarda askere alınmaya başlanmıştır. Bu birliklere imparatorlukta verilen isim Auxileria’dır. Bu birliklerin üniformaları, kalkanları lejyon birliklerine oranla daha değişik olur ve bunlar lejyon kalelerinde konuşlandırılmazdı. Bu birliklere lejyon kalesinin yakında ana kaleye oranla daha ufak bir hisar inşa edilirdi. Satala’da Anadolu’da ilk defa Auxileria yani destek birliklere ait olması olası bir kale kalıntısı Gölbaşı mevkinde ortaya çıkarılmıştır” diye konuştu.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.